Diz cerrahisi operasyonları ameliyatları genellikle dizin iç veya dış kısmında ya da diz kapağının altında hareketle birlikte gelen diz ağrılarında, oturur pozisyonda harekete geçildiğinde dizde ağrı ve sertlik durumlarında, bacaklarda eğrilik oluşması durumlarında uygulanan bir ortopedik cerrahi yöntemidir.
Bu sorunların dışında sportif faaliyetler aktiviteler neticesinde, dizin, dizkapağının ani ve fazla zorlanması sonucunda ortaya çıkan hasarlardan dolayı da uygulanabilen uygulanması gerekli olan bir yöntemdir. Genelde spor yaralanmaları sonucu ortaya çıkan bazı problemler sonucunda neticesinde diz cerrahisi bu bölümde oluşan, kıkırdak, bağ ve menüsküs lezyonları, eklem içi ve eklem dışı sorunlarla uğraşır. Sporcunun ya da hastanın bu tedavi sonrasında iyileşmesi için ve yeni sakatlıklarından korunması amacıyla ortopedist ve fizik tedavi uzmanları ile birlikte uzmanlarında ortak bir çalışma yürütülür.

Diz sakatlanmalarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri de ön çapraz bağ yaralanmasıdır. Ön çapraz bağ sizin düzgün hareket etmesini sağlayan bir bağdır. Dizin iç tarafında yer alan bu bağ dizin öne doğru kaçış hareketini %90 oranında engelleyen bir bağdır yapısıdır. Sıçrama ve ani durma hareketlerinin sıkça yapıldığı kayak, basketbol, tenis teniz, futbol tarzı spor aktivitelerinde yaralanmalara sıkça rastlanır.

Örnek verecek olursak futbolda ani duruşlar birlikte yapılan dönme hareketi, çalım hareketi esnasında vücut alt bölümünün sabit kaldığı ve üst bölümün alt bölüme verdiği ani ve zorlayıcı hareket esnasında birçok hasta diz içinde patlamaya benzer bir ses duyduklarını söylemektedirler. Bu olayın takibinde dizde ağrıma, şişme ve yine dizde boşalma görülür. Bu tip ön çapraz bağları zorlayan hareketlerde menüsküs ve iç yan bağlarda hasar oluşabilir. Yapılabilecek ilk müdahale dize fazla yüklenmemek ve soğuk bir baskı uygulamak olmalıdır. Diz cerrahisi bu tip durumlarda yaptığı cerrahi uygulamalar akabinde dizin tüm fonksiyonlarının geri kazanılması yönünde işlemler yapar. Bu süreç birkaç aylık bir dönemden oluşmaktadır.

Bir diğer diz eklemi yaralanması çeşidi de menüsküs yaralanmasıdır. Menüsküs dizde iki eklemin arasında şok sok emici göreve sahip bir dokudur. Sıklıkla dönme twist tarzı zorlanmalarda hasar gören bu doku, dizde ağrı ve şişmeye neden olmaktadır. Hasar sonucu menüsküsten kopan parçalar dizin kitlenmesine sebebiyet verir. Ve Bu dokunun kendi kendine iyileşmesi mümkün değildir. Uzman bir doktorun vereceği kararla menüsküsün bir bölümünün ya da tamamının çıkarılması gerekebilir. Ameliyattan sonra ilk 48 saat boyunca hasarlı bölgeye fazla yük bindirmeden koltuk değneği ile hareket etmek mümkündür. Uygulanacak fizik tedavi desteği ile sportif aktiviteye 4 ya da 6 hafta içinde dönüş mümkün olabilmektedir.

Diz ekleminde diz kapağı sorunları da sıkça karşılaşılan durumlardandır. Diz kapağı dediğimiz kemik, dizin ön bölgesinde bulunan grup kasların arkasına yerleşmiş bir kemiktir. Bacak ön grup kaslarının güçsüzlüğü ve uzama eksikliğinden dolayı, doğuştan anatomik yapı bozuklukları yüzünden diz kapağının arka yüzeyindeki bölgede bozulmalar meydana gelir. İleri yaşlarda veya çocuklarda gelişim aşamasında aşırı kullanım bu bölgedeki hasarı ön plana çıkarır. Hastalar genelde diz kapağının önündeki ve arkasındaki batıcı ağrı ve şişme şikâyeti ile doktora başvuruyorlar. Bu tip durumlarda sıklıkla başvurulan yöntemler fizik tedavi düzenli çalışmayla bu bölgedeki hasar düzeltilebiliyor. Anatomik bozukluklar ve ileri derecede olan kas hasarları dışında Diz cerrahisi altında cerrahi işlem uygulanmıyor.
Tanı ve tedavinin düzgün yapılabilmesi için adına bu tip sorunların uzman bir doktor tarafından muayenesi ve takibi görülmesi her zaman büyük bir önem taşımaktadır sağlıyor.